ABD’deki Kongre ara seçimlerinde Demokratların “mavi dalga”sı ABD Başkanı Donald Trump’ı ağır bir yenilgiye uğrattı. Seçim sonuçları ne ifade ediyor?
Trump’ı ve ABD’yi bundan sonra ne bekliyor? ABD’de önceki gün yapılan Kongre ara seçimlerinde Demokratlar, hem Senato hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu ele geçirerek ABD Başkanı Donald Trump’a büyük bir darbe indirdi.İkinci ve son başkanlık döneminin ortasındaki Trump’ı “topal ördek” konumuna getiren bu yenilginin sebepleri nelerdi?
Görev süresinin dolmasına iki yıl kala gerçekleşen bu büyük kan kaybı, Trump’ı ve genel olarak ABD iç siyasetini nasıl etkileyecek? İran savaşı ve ülkenin dış politikası nasıl bir sürece girecek?
İran, İsrail, Rusya ve Çin, Trump’ın hezimete uğradığı ara seçim sonuçlarını nasıl yorumladı? ABD’DE YAPILAN KONGRE ARA SEÇİMLERİNDE HALK NEYİ OYLADI?
ABD’de federal hükümetin yasama organı olan Kongre, Temsilciler Meclisi ve Senato olarak iki kanattan oluşuyor. ABD’de iki yılda bir, kasım ayının ilk haftası ara seçim yapılıyor.
Temsilciler Meclisi’nin tamamı ve Senato’nun üçte biri yenileniyor. ABD’de başkanın görev süresi dört, temsilcilerin iki, senatörlerin ise altı yıl.
Aynı kişi en fazla iki kez başkanlık yapabiliyor. Temsilciler Meclisi ve Senato, Amerikan Kongresi’nin alt ve üst kanadını oluşturuyor.

Eyaletler, Temsilciler Meclisi’ne nüfusları oranında üye gönderiyor. Senato’da ise her eyalet, nüfusuna bakılmaksızın iki sandalyeyle yani eşit olarak temsil ediliyor.
210 milyon kayıtlı seçmen bulunan ABD’de halk, 3 Kasım ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ve Senato’nun 100 sandalyesinden 35’i için sandık başına gitti. ABD halkı, Kongre’de yeni düzenin yanı sıra 36 eyalette, eyalet yönetiminin en üst makamı olan valileri ve yerel meclisleri belirlemek için sandık başına gitti.
Toplam 50 eyalete sahip ABD’de, 14 eyalette daha önce seçim yapıldığı için bu seçimde toplam 36 eyalet valiliği için sandık kuruldu. ABD 3 KASIM ARA SEÇİM SONUÇLARI NE OLDU?
Kongre ara seçimleri, halen ikinci ve son başkanlık döneminin ortasında bulunan Cumhuriyetçi Donald Trump için, döneminin en kritik yarışıydı ve bu yarıştan büyük bir yenilgiyle çıktı. 3 Kasım ara seçimlerinde Demokratlar, hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da çoğunluğu ele geçirerek Kongre’nin kontrolünü Cumhuriyetçilerin elinden aldı.
SENATO’DA SON DURUM: Demokratlar: 54Cumhuriyetçiler: 44 TEMSİLCİLER MECLİSİ’NDE SON DURUM: Demokratlar: 240Cumhuriyetçiler: 147 ABD’DE VALİLİK SEÇİMLERİNDE DEMOKRATLAR BÜYÜK BAŞARI ELDE ETTİ 50 eyaletten oluşan ABD’de, seçim öncesi eyalet valiliği tablosu 26 Cumhuriyetçi, 24 Demokrat validen oluşuyordu. Sandık kurulan 36 eyaletten 18’inde Demokrat, 18’inde de Cumhuriyetçi valiler görev yapıyordu.
Açıklanan sonuçlara göre ara seçimde Demokratlar, seçim yapılan 36 eyalet valiliğinin 22’sini kazandı. Böylelikle Demokratlar, ellerindeki 6 eyaletle birlikte eyalet valiliği sayısını 28’e yükselti.
ABD’de 16 yıl sonra ilk kez 50 eyaletin yarısından fazlası olan 28’inde Demokratlar, valilik koltuğunda olacak. ABD BAŞKANI DONALD TRUMP ARA SEÇİMDE NEDEN BÖYLE BİR YENİLGİ ALDI?

Başta Teksas olmak üzere Cumhuriyetçi Parti kalelerinin Demokratlar tarafından yıkılması, Kongre’de çoğunluğun Demokratlara geçmesi, yine Demokrat adaylar arasından olmak üzere ilk kez bir Müslüman’ın senatör seçilmesi ya da ülke tarihinde ilk kez bir siyah kadının vali olması gibi birçok ilkin gerçekleştiği seçimlerde Trump’ın böylesine bir darbe almasının altında pek çok sebep yatıyor.“PUSULADA BEN VARMIŞIM GİBİ DAVRANIN” DEDİ AMA TERS TEPTİ Seçim öncesi büyük bir özgüvenle seçmenlerine, “Pusulada ben varmışım gibi davranın.” diye seslenen yapan ama sandıklar açıldıkça anbean hüsrana uğrayan Trump için adeta bir referandum niteliğindeki bu ara seçimde, Demokratların renginden hareketle “mavi dalga”ya tutunan seçmenler. Trump’ı sandıkta cezalandırdı.
Amerikan basını da, dünya basını da bu görüşte birleşti. Hatta Trump bile ilk sonuçlar gelirken yaptığı açıklamada, “Oy pusulasında ben varmışım gibi düşünün dedim ama seçmen aynı fikirde değildi.
Çoğu durumda adayları beğenmediler.” dedi.İRAN SAVAŞI, ENFLASYON, HAYAT PAHALILIĞI, DEMOKRATLARIN BAŞARISI… Bu noktaya gelinmesinde ABD’de artış gösteren enflasyon ve hayat pahalılığı, halktan destek görmeyen İran savaşı ve sonrasında Hürmüz Boğazı kriziyle fırlayan petrol fiyatları, Trump’ın şahsen desteklediği bazı radikal adayların başarısızlığı, özellikle siyahi ve Latin seçmen gruplarının desteğindeki büyük düşüş, göçmenlik ve dış politika alanlarındaki uygulamalarına yönelik seçmen memnuniyetsizliği, genç seçmen kaybı gibi unsurların yanı sıra Demokratların özellikle hayat pahalılığı ve sağlık konularındaki disiplinli mesajları da etkili oldu. Michigan eyaletinden yarışa giren ve ülkenin ilk Müslüman senatörü seçilen Mısır kökenli Abdul el-Sayed’in, “Para, politikadan çıksın, sizin cebinize girsin.” sloganı da bunun en önemli örneklerinden biriydi.POPÜLARİTESİ DÜŞÜKKEN KENDİNİ MERKEZE KOYMASI KAMPANYAYI DA VURDU Trump’ın, Cumhuriyetçi seçmenler nezdindeki popülaritesi bile bu kadar düşmüşken, Cumhuriyetçi seçim kampanyasında kendini bu kadar merkeze oturtmasının ters teptiği ve tüm kampanyaya zarar verdiği yorumları yapılıyor.
Seçim yenilgisinde şu ana kadar Cumhuriyetçiler tarafından in çok öne sürülen neden ise İran savaşı. ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim sonrası ilk açıklamalarına paralel şekilde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Cumhuriyetçilerin seçimi kaybetme nedeni olarak İran savaşına işaret etti.
Trump, Cumhuriyetçilerin kan kaybetmesinin nedeninin İran’a karşı yürütülen savaş olup olmadığı sorusuna, “İran da bunun bir parçasıydı.” yanıtını verdi. BU SONUÇLAR BAŞKAN TRUMP’I VE ÜLKE POLİTİKALARINI NASIL ETKİLEYECEK?
ABD’de başkanın partisinin Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğu elinde bulunduramaması durumunda başkan için “topal ördek” ifadesi kullanılıyor. Şu an “topal ördek” konumuna gelen Trump için bu sonuçlar birçok alanda kendisinin elinin kolunun bağlanacağı anlamına geliyor ancak yine de “veto” gibi bir yetkisi var ve seçim sonrası ilk açıklamalarında, bunu kullanmaktan geri kalmayacağını da açıkça ifade etti.
Peki bundan sonra Trump’ı ve ABD siyasetini nasıl bir dönem bekliyor?Anadolu Ajansı’ndaki (AA) değerlendirmeye göre, Demokratların hem Senato hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması, Trump’ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılında Amerikan iç ve dış politikasındaki güç dengelerini önemli ölçüde değiştirecek. DAHA GÜÇLÜ BİR KONGRE DENETİMİ: Demokratların, Kongre’nin kontrolünü ele geçirmesi Trump’ın başkanlık yetkilerini ortadan kaldırmasa da tüm yasama ve bütçe düzenlemelerinde Beyaz Saray daha güçlü bir Kongre denetimiyle karşı karşıya kalacak.

DEMOKRATLARLA UZLAŞMA ZORUNLULUĞU: Vergi politikaları, federal harcamalar, enerji düzenlemeleri, sağlık sistemi ve göçmenlik konularında yeni yasaların kabul edilmesi için Trump yönetiminin Demokratlarla uzlaşması gerekecek. Elinde veto yetkisi olduğunu ve bunu kullanacağını zaman zaman dile getiren Trump, Kongre’de Demokratlarla uzlaşmak zorunda olsa da anayasal yetkileri çerçevesinde başkanlık kararnameleri çıkarmaya, federal kurumların faaliyetlerini yönlendirmeye ve dış politikada yürütme organına tanınan yetkileri kullanmaya devam edebilecek.
Ancak başkanlık kararnamelerinin kapsamının yargı denetimine tabi olması ve Kongre’nin federal harcamalar üzerindeki yetkisi, Trump’ın bu yöntemle gerçekleştirebileceği düzenlemelere önemli sınırlar getirebilecek. ÜÇÜNCÜ KEZ AZİL SÜRECİ BAŞLAYABİLİR: Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması, Trump hakkında üçüncü kez azil süreci başlatılması ihtimalini de gündeme getirebilir.
ABD’de azil suçlamalarının kabulü için Temsilciler Meclisi’nde basit çoğunluk yeterli olurken başkanın görevden alınması için Senato’da hazır bulunan üyelerin üçte ikisinin desteği gerekiyor. Seçim sonuçlarının en önemli yansımalarından biri olarak, Demokratlar Trump yönetimi üzerindeki denetim yetkilerini genişletebilir.
ABD basınında, Demokratların çoğunluğu kazanmaları halinde Trump ile ailesinin ticari faaliyetleri, Jeffrey Epstein’e ilişkin belgelerin açıklanma süreci ve ABD Savunma Bakanlığının harcamaları hakkında soruşturmalar başlatabilecekleri belirtiliyor. Kongre komisyonları, üst düzey yönetim yetkililerini ifade vermeye çağırabilecek, resmi belgeler talep edebilecek ve Beyaz Saray’ın çeşitli uygulamalarını kamuoyu önünde sorgulayabilecek.
HÜKÜMETİN KAPANMA SÜREÇLERİ YAŞANABİLİR: Demokratların Kongre’de çoğunluğu sağlamasıyla birlikte Trump’ın savunma harcamaları, sınır güvenliği, göçmenlerin sınır dışı edilmesi ve federal kurumların bütçelerine ilişkin taleplerini artık Demokratlarla uzlaşma sağlamadan geçirmesi oldukça zor gözüküyor. Bu durumda tarafların anlaşamaması halinde hükümetin kapanma süreçlerinin yaşanmasının muhtemel olduğu belirtiliyor.
Öte yandan Trump’ın Kongre’den geçen yasaları veto etme yetkisi, Demokratların kendi siyasi gündemlerini hayata geçirmelerini de zorlaştıracak. Başkanlık vetosunun aşılması için Kongre’nin her iki kanadında üçte iki çoğunluk gerektiğinden, Washington’da karşılıklı siyasi blokajların yaşanması ihtimali bulunuyor.
Bu siyasi tablo altında Trump’ın kalan iki yılına, Beyaz Saray ile Demokratların kontrolündeki Kongre arasındaki siyasi güç savaşının damga vurması bekleniyor.ÜST DÜZEY ATAMALARDA SENATO FRENİ: Senato’da çoğunluğu elde eden Demokratlar, Trump’ın federal yönetimdeki üst düzey görevlere yapacağı atamalar üzerinde de etkili olabilir. ABD’de kabine üyeleri, büyükelçiler, federal yargıçlar ve Yüksek Mahkeme üyelerinin atanması için Senato’nun onayı gerekiyor.

Demokratlar, Trump’ın aday gösterdiği isimlerin onay süreçlerini geciktirebilir veya adaylıkları reddedebilir. Bu durum, Beyaz Saray’ın bazı atamalar konusunda Demokratlarla uzlaşmasını gerektirebilir.
İRAN SAVAŞI VE DIŞ POLİTİKA: Seçim sonuçlarının Amerikan dış politikasına yansımaları açısından en önemli başlıklardan birini İran savaşı oluşturuyor. Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri politikaları ve savaşın Amerikan ekonomisine etkileri, seçim kampanyasında öne çıkan konular arasında yer aldı.
Demokratların Kongre’de çoğunluğu ele geçirmesiyle birlikte İran’a yönelik askeri operasyonların kapsamı, savaşın finansmanı ve Amerikan askerlerinin bölgedeki varlığı konusunda Beyaz Saray üzerindeki baskının artması bekleniyor. Özellikle savaşın enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki etkileri, bu hususu seçim süreci boyunca sıkça gündeme getiren Demokratların kontrolündeki Kongre’de önemli yer tutacak.
Öte yandan İsrail’e askeri yardımlar, Orta Doğu’daki Amerikan askeri varlığı ve İran’la diplomatik müzakere seçenekleri gibi dış politika başlıkları da Kongre’de daha yoğun biçimde tartışma konusu olacak. Rusya-Ukrayna savaşı, NATO ile ilişkiler, Çin politikası ve ABD’nin uluslararası ticaret politikaları gibi konularda ise Demokratların yönetimden daha fazla hesap verebilirlik ve şeffaf bilgi paylaşımı talep etmesi bekleniyor.
Bununla birlikte Trump, diplomatik ilişkilerin yürütülmesi, uluslararası müzakereler ve başkanlık yetkileri kapsamındaki askeri kararlar üzerinde önemli ölçüde kontrol sahibi olmaya devam edecek. Ancak dış yardım paketleri, savunma bütçeleri, yaptırım düzenlemeleri ve Senato onayı gerektiren uluslararası anlaşmalar konusunda Demokratların daha etkin rol üstlenmesi, Washington’daki dış politika karar verme süreçlerini karmaşık hale getirebilir.
İSRAİL, ABD’DEKİ ARA SEÇİM SONUÇLARI İÇİN NE DEDİ? İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu ve ortaklarının, Demokratların zafer elde ettiği ABD ara seçimleri sonrasında yorum yapmaması dikkati çekti.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ise ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Kongre ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Partinin yenilgiye uğramasının nedenleri arasında İsrail ile ilişkileri göstermesine ilişkin, “Bunlar, en büyük dostumuz ve müttefikimizde zaten bir süredir hissedilen, konuşulan düşünceler.” ifadesini kullandı. İsrail basını da bu yenilgiyi genel olarak, “ABD ara seçimlerini Demokratların kazanması Trump ve İsrail için ağır darbe” şeklinde yorumladı.

İsrail medyasında “Tek kaybeden Trump değil” ve “seçim sonuçları İsrail’i kaygılandırıyor” yorumları yapılırken, Trump’ın yenilgisinin “İsrail’in önüne yeni sınamalar” çıkaracağı değerlendirmesi öne çıktı. Maariv gazetesi, ABD’nin İsrail’e yaptığı askeri yardımına karşı çıkan ve İsrail’in Gazze politikalarını eleştiren ilerici kanattaki Demokrat adayların Kongrede çoğunluk kazandığını belirtti.
Gazeteye göre bu durum, Washington’ın Tel Aviv politikasını değiştirmeyi hedefleyen akımı güçlendirdi. İRAN, ABD’DEKİ SEÇİM SONUÇLARINI NASIL DEĞERLENDİRDİ?
İran lideri Mücteba Hamaney, ABD’deki ara seçim sonuçlarının ardından Washington’ın Tahran’a yönelik yaklaşımında bir değişim olasılığını dışlayarak, Amerikan siyasi liderliğindeki veya parti dinamiklerindeki değişikliklerin bu ülkenin “İran’a yönelik düşmanlığını” değiştirmeyeceğini ifade etti. 1979’da ABD’nin Tahran’daki Büyükelçiliğine baskının yıl dönümü olarak anılan “Küresel Emperyalizme Karşı Ulusal Mücadele Günü” vesilesiyle yazılı açıklama yayımlayan Hamaney, bu sonuçların ABD’nin İran’a karşı politikalarına etki etmeyeceğine dikkati çekerken, Washington’ın davranışlarında bir değişiklik bekleyenlerin “derin yanılgı içinde” olduğunu söyledi.
ÇİN: WASHINGTON YÖNETİMİYLE ÇALIŞMAYA HAZIRIZ Çin, ABD’de Başkan Donald Trump yönetiminde Cumhuriyetçilerin Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu kaybettikleri ara seçimlerinin ardından Washington yönetimiyle çalışmaya hazır olduğunu bildirdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Pekin’de düzenlenen basın toplantısında, konuyla ilgili değerlendirmede bulundu.
Ara seçimlerin ABD’nin iç işi olduğunu belirten Sözcü Mao, “Çin, ABD ile, iki ülke liderlerinin vardığı mutabakat doğrultusunda iletişimi güçlendirmek, farklılıkları uygun şekilde yönetmek, işbirliğini genişletmek, saygı, eşitlik ve karşılıklılık ilkeleri temelinde yapıcı ve stratejik olarak istikrarlı Çin-ABD ilişkisini inşa etmek için birlikte çalışmaya hazırdır.” ifadelerini kullandı. RUSYA: ABD’DEKİ SEÇİMLER ÜLKENİN İÇ MESELESİ Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD’deki ara seçimlerin ülkenin iç meselesi olduğunu belirterek, “ABD Başkanı Donald Trump’ın barışçıl girişimlerini sürdüreceğini umuyoruz.” dedi.
Başkan Trump’ın görevine devam ettiğine dikkati çeken Peskov, “Trump’ın barışçıl girişimlerini sürdüreceğini umuyoruz. Yakınlarda üçlü müzakereler yapılacak.
Melania Trump’ın barışçıl girişimleri başarılı. Tüm bunların devam edeceğini umuyoruz.” şeklinde konuştu.
Peskov, “Kongre’nin Trump’ın girişimlerini engelleyip engellemeyeceği” yönündeki soruya ise “Bu, ABD’nin iç meselesi.” yanıtını verdi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ise Demokrat Parti’nin Rusya’ya yönelik yaklaşımının olumsuz olduğunu belirterek, “Bu yeni bir şey değil.” dedi.
