ABD ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin yenilgiye uğraması Avrupa başkentlerinde rahatlama yaratırken, Washington’ın Ukrayna, Ortadoğu ve ticaret politikalarında köklü bir rota değişikliği beklenmiyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın partisinin ara seçimlerde aldığı ağır yenilgi, transatlantik ilişkilerde uzun süredir baskı hisseden Avrupa başkentlerinde memnuniyetle karşılansa da Washington’ın temel dış politika rotasında köklü bir değişim yaşanacağına dair net bir güvence sunmuş değil.
Gümrük tarifeleri, Ukrayna’ya yönelik sert söylemler ve Grönland üzerinden yaşanan gerilimlerle dolu bir dönemi geride bırakan Brüksel’deki diplomatlar, Kongre’de dengelerin değişmesini ilk aşamada olumlu bir sinyal olarak değerlendiriyor.
Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan üst düzey bir diplomat, kıtadaki hissiyatı “Burada, bu gelişmenin Trump döneminin sonunun başlangıcı olduğuna dair bir rahatlama var ve Avrupalılardan daha mutlu hiç kimse yok.” sözleriyle aktardı.
Avrupa Birliği (AB) kulislerinde ilk beklenti, Demokratların elde ettiği zaferin Trump üzerinde frenleyici bir işlev göreceği yönünde.

İkinci bir kıdemli AB diplomatı, “Umut, fren ve denge mekanizmalarıyla birlikte ABD sistemine bir miktar güvenin geri dönmesidir.” dedi.
Fakat Washington’ın kendi içine kapanma eğiliminin süreceği görüşü de ağırlık taşıyor.
Üçüncü bir diplomat, ABD’nin daha da içe kapanabileceğini belirterek “ABD Beyaz Saray ile Kongre arasındaki iç siyasi mücadeleye odaklanacaktır.” ifadesini kullandı.
Aynı yetkili, Trump’ın uluslararası arenada halen güçlü yürütme yetkilerine sahip olduğuna ve Kongre’yi göz ardı etmeyi sürdürdüğüne dikkati çekti.
UKRAYNA’YA DESTEK SÜRECEK Mİ?
Seçim sonuçlarına rağmen Avrupa, Washington’ın Ukrayna savaşına yaklaşımında bir değişiklik görmeyi arzu ediyor.

Seçim öncesinde Ukrayna’ya yüklenen ve savaşı sonlandırma gayretiyle Rusya ile yakınlaşan Trump karşısında, Kongre’de artık Kiev yanlısı daha güçlü bir çoğunluk yer alıyor.
Ancak Washington’ın geçmişte olduğu gibi Ukrayna’nın en büyük mali destekçisi konumuna dönmesine dair umutlar oldukça zayıf seyrediyor.
Brüksel’deki yetkililer, gelecek yıl Kiev’in bütçesinde ortaya çıkması öngörülen 70 milyar euroluk açığı kapatmaya odaklanmış durumda.
Avrupalı liderler bu açığın karşılanması için İngiltere, Kanada ve Japonya gibi müttefiklere baskı yaparken, ABD’den ciddi bir kaynak akışı beklemiyor.
AB PENTAGON’UN KUVVET KONUŞLANDIRMA RAPORUNU BEKLİYOR
Avrupa için diğer kritik meseleler arasında yükselen enflasyonu besleyen Ortadoğu krizleri öne çıkıyor.

ABD’nin son günlerde İran’a gerçekleştirdiği yeni saldırılar, ara seçimlerin ardından bölgede savaşın yeniden tırmanabileceği endişesini artırıyor.
Ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun seçim sonrası koalisyon pazarlıkları da bölgedeki öngörülemezliği canlı tutuyor.
Öte yandan NATO bünyesindeki Avrupalı müttefikler, Pentagon’un Avrupa’daki askeri unsurlara yönelik hazırladığı ve aralık ayında açıklaması beklenen kuvvet konuşlandırma raporunu bekliyor.
Diplomatlar ara seçimlerin bu raporu doğrudan değiştirmesini beklemezken, Demokratların ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’i hedef tahtasına oturtması Pentagon içindeki dengeleri sarsabilir.
Buna rağmen Avrupalı müttefikler, kendi güvenlik sorumluluklarını artırma çizgisinden geri adım atmayacaklarını vurguluyor.

TEKNOLOJİ POLİTİKALARINDA YENİ DÖNEM
Avrupa ile Beyaz Saray arasındaki en çetin başlıklardan biri olan gümrük tarifelerinin tamamen kaldırılması ise uzak bir ihtimal olarak görülüyor.
Dış İlişkiler Konseyi (CFR) düşünce kuruluşu tarafından yapılan güncel anket, Amerikalı seçmenlerin yalnızca dörtte birinin AB ürünlerine yönelik gümrük vergilerinin tamamen kaldırılmasını onayladığını ortaya koydu.
Bunun yanı sıra AB’nin teknoloji devlerini sınırlama çabalarına Trump’ın yönelttiği tepkilerin ardından, Demokratların Silikon Vadisi üzerinde denetim vaat etmesi Brüksel’de sınırlı bir iyimserlik yaratıyor.
Bir AB yetkilisi, “Dijital kurallarımızı uygulamaktan geri adım atmayacağız ve Beyaz Saray ile bu konularda bir değişiklik beklemiyoruz.” dedi.
Aynı yetkili, Kongre ile yapay zeka ve siber güvenlik gibi ortak küresel başlıklarda işbirliği için daha fazla alan açılmasını beklediklerini sözlerine ekledi.
