Türkiye’nin BM Genel Sekreter adayı Sinirlioğlu, “İnteraktif Diyalog Başlangıcı” toplantısında hedeflerini açıkladı
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için Türkiye’nin adayı Feridun Sinirlioğlu, göreve seçilmesi halinde izleyeceği yol haritasını açıkladı.

Eski Dışişleri Bakanı ve halen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreterliği görevini yürüten Sinirlioğlu, BM Genel Merkezi’nde düzenlenen “İnteraktif Diyalog Başlangıcı” toplantısında yaptığı konuşmada, BM Genel Sekreteri seçilmesi halinde izleyeceği politikaları ve öncelik vereceği alanları anlattı.Sinirlioğlu, BM Şartı’na bağlı kalmanın idealizm meselesi olmadığını ve devletler arasındaki anlaşmazlıkları çözmenin yegane yolu olduğunu vurguladı.
BM Şartı’nın, uluslararası diyalog ve işbirliğine dair kural ve ilkeleri belirlediğine dikkati çeken Sinirlioğlu, “Onu yeniden icat etmeyeceğiz. BM Şartı, savaşın insanlığa ödettiği tarifsiz bedeli çok iyi bilen insanların bilgeliğiyle oluşturulmuştur.” dedi.
Sinirlioğlu, adaylık yarışını kazanması halinde BM Şartı’na sıkı sıkıya bağlı kalacağını dile getirdi.

Sinirlioğlu, “Genel Sekreterlik görevine talibim çünkü BM’nin kusursuz olduğunu düşündüğüm için değil onun vazgeçilmez olduğuna inandığım için buradayım.” dedi.
Sinirlioğlu seçilirse beş başlığa odaklanacağını açıkladı. Bunlar, çatışmaların önlenmesi ve çözümü, çok taraflı diplomasiye güvenin yeniden tesisi, yeni tehditlere hazırlık, sürdürülebilir kalkınma ve iklim eylemi, insan haklarının korunması.
İsrailli temsilci, 7 Ekim saldırılarını kınayıp kınamayacağını sordu. Sinirlioğlu da terörizmi her biçimiyle kınadığını belirtti. Hamas dahil, uluslararası hukuku ihlal eden tüm örgütlerin hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Halen AGİT Genel Sekreterliği görevini yürüten, eski Dışişleri Bakanı Sinirlioğlu, Gazze’deki acil insani durumun öncelikleri arasında olacağının da altını çizdi.
Sinirlioğlu’nun öncelikleri arasında ayrıca kadın hakları da var. Karar alma mekanizmalarında kadınların temsilini artırmaya devam edeceğini söyledi.
Hürmüz, Kızıldeniz ve Karadeniz’deki deniz güvenliği tehditlerine dikkat çekti. Ticari gemilerin hedef alınmasını kabul edilemez olarak nitelendirdi.
