Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi (KTMÜ), 2026–2027 Eğitim-Öğretim Yılına düzenlenen açılış töreniyle başladı. Öğrenciler, akademik ve idari personel ile çok sayıda davetlinin katıldığı programda yeni akademik yılın başlangıcı konuşmalar, müzik, dans, sanat ve çeşitli etkinliklerle kutlandı.
Kongre ve Kültür Merkezi ile Üniversitenin açık hava spor alanında iki bölüm halinde gerçekleştirilen ve Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun açılış dersini yaptığı program, Manas Üniversitesinin Türkiye ile Kırgızistan arasındaki kardeşlik ve iş birliğindeki rolünün yanı sıra Türk dünyasına yönelik eğitim, bilim ve kültür misyonunun da öne çıktığı mesajlara sahne oldu.
Prof. Dr. Alpaslan Ceylan: “Manas, köklerinden beslenerek geleceğe yön vermelidir”
Konuşmasına Yunus Emre’nin “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım” şeklindeki sözleriyle başlayan KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Türkiye’den gelen konuklar ile Kırgızistan’ın yöneticileri ve diplomatik temsilcilerini Manas ailesiyle aynı çatı altında görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinin iki ülke arasındaki kardeşlik ve iş birliğinin ortak değeri olduğunu vurguladı.
“Söylenmeyeni söylemek, başarılmayanı başarmak”
Manas Üniversitesinin kuruluşundan bu yana taşıdığı değerlere ve köklerine dikkat çeken Prof. Dr. Ceylan, başarının geçmişten kopmadan, geleceğe yönelerek inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Cengiz Aytmatov’un “İnsan için en zor şey, her gün insan kalabilmektir” sözünü hatırlatan Ceylan, başarının yalnızca akademik ve bilimsel kazanımlarla ölçülemeyeceğini dile getirdi.
“Manas Üniversitesi söylenmeyeni söylemek, başarılmayanı başarmak zorunda” diyen Ceylan, bu hedefe ulaşmanın yolunun ise çok çalışmaktan geçtiğini ifade etti. Mevlana’nın “Dün dünde kaldı cancağızım, yeni bir şeyler söylemek lazım” sözünü de hatırlatan Ceylan, geçmişten güç alarak yeni fikirler üretmenin ve geleceğe yön vermenin önemine dikkat çekti.
“Bilgi insana akıl, düşünce ve güç verir”
Prof. Dr. Ceylan, Orta Asya’nın köklü eğitim ve düşünce geleneğine de değindi. Balasagunlu Yusuf Has Hacib’in bilgi ve eğitime ilişkin düşüncelerini hatırlatan Ceylan, bilginin insana akıl, düşünce ve güç; eğitimin ise insana saygınlık kazandırdığını söyledi.
Manas Üniversitesinin bu kadim bilgi mirasını çağın imkânlarıyla buluşturma sorumluluğu taşıdığını ifade eden Ceylan, Üniversitenin akademik kadrosunun öğrencilerin başarısındaki önemine de dikkat çekti.
Öğretim elemanlarının öğrencilerin elde ettiği başarılarda büyük emeği bulunduğunu belirten Ceylan, eğitimin yalnızca dersliklerle sınırlı olmadığını, laboratuvarlarda, Üniversitenin sosyal alanlarında ve öğrencilerle temas edilen her noktada devam ettiğini söyledi.
“Türk dünyasına liderlik edecek gençleri yetiştiriyoruz”
Konuşmasının önemli bölümünü gençlere ve Türk dünyasına ayıran Prof. Dr. Ceylan, Türk dünyasında eğitim çalışmalarının sürdüğünü ve bu çalışmaların temel hedeflerinden birinin geleceğe yön verecek gençlerin yetiştirilmesi olduğunu kaydetti. Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinin de bu sorumluluğun önemli bir parçası olduğunu dile getiren Ceylan, Üniversitenin Türk dünyasının geleceği için çalışması ve başarı üretmesi gerektiğini söyledi.
Ceylan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk dünyasının geleceğine ilişkin ortaya koyduğu vizyona ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un “Ulusal ruh, küresel zirve” mesajına atıfta bulunarak, Manas Üniversitesinin bu ortak hedefler doğrultusunda çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini ifade etti.
“Gençlerimize kökler ve kanatlar vermek istiyoruz”
KTMÜ’nün eğitim anlayışını kültürel aidiyet ile evrensel bilim arasında kurduğu bağ üzerinden açıklayan Rektör Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, kendi dilini ve kültürünü tanıyan, farklı kültürlerden öğrenen ve çağın teknolojilerine hâkim gençler yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Ceylan, “Gençlerimize kökler ve kanatlar vermek istiyoruz. Kökleriyle kim olduklarını bilecekler. Kanatlarıyla dünyayı keşfedecekler.” dedi.
Yapay zekâ çağında yapay zekâya daha çok yatırım yapmalıyız
Teknolojik dönüşümün üniversitelere yüklediği sorumluluğa dikkat çeken Ceylan, eğitimin öğrencilerin muhakeme yeteneğini geliştirmesi gerektiğini vurguladı. “Üniversite doğru soruyu sormayı, kanıt ile kanaati ayırmayı, bilgiyi sorgulamayı, farklı düşünceleri karşılaştırmayı ve insanın kendi muhakemesini kurmasını öğretmelidir.” diyen Ceylan, yapay zekâ çağında öğrencilerin kendi düşünme yetilerini korumalarının önemine işaret etti.
“Kendi verimizi üretmek, kendi dil kaynaklarımızı oluşturmak zorundayız”
Yapay zekâ alanındaki dönüşümü bilgi egemenliği açısından değerlendiren Rektör Ceylan, Türk dünyasının dillerinin ve kültürel birikiminin dijital ortamda güçlü biçimde temsil edilmesi gerektiğini söyledi. Ceylan, “Kendi verimizi üretmek, kendi dil kaynaklarımızı oluşturmak, araştırmacılarımızı yetiştirmek, ortak laboratuvarlar ve araştırma ağları kurmak zorundayız.” ifadelerini kullandı. Üniversitenin yapay zekâ, veri mühendisliği ve siber güvenlik alanlarındaki yapılanmasını da bu yaklaşım doğrultusunda ele aldıklarını belirtti.

“Öğrenci merkezlilik bizim için bir slogan değildir, kurumsal bir tercihtir”
Öğrencilerin akademik gelişimini barınma, beslenme, sağlık ve sosyal yaşam koşullarıyla birlikte değerlendirdiklerini belirten Ceylan, ücretsiz eğitimin yanı sıra yurtların yenilenmesi ve öğrenci hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları anlattı. “Öğrenci merkezlilik bizim için bir slogan değildir, kurumsal bir tercihtir.” diyen Ceylan, “Çünkü öğrencinin zihnini özgürleştirmek istiyorsanız önce onun temel ihtiyaçları konusunda kendisini güvende hissetmesini sağlamalısınız.” sözleriyle bu yaklaşımın gerekçesini açıkladı.
“Manas’ın başarısı, bu üniversiteye emek veren herkesin ortak başarısıdır”
Rektör Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, akademik ve idari personel ile öğrenci ve mezunların katkılarına dikkat çekerek, kurumsal gelişmenin temelinde güven ve birlikte üretme kültürünün bulunduğunu söyledi. “Büyük üniversite, birbirinin başarısından güç alan insanların oluşturduğu akademik topluluktur.” diyen Ceylan, “Manas’ın başarısı, akademisyeninden idari personeline, öğrencisinden mezununa kadar bu üniversiteye emek veren herkesin ortak başarısıdır.” ifadeleriyle üniversite mensuplarına teşekkür etti.
Büyükelçi Ökem: “Türkiye’nin Kırgızistan’daki işi insanlıktır”
Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ilişkilerde eğitimin ve insan odaklı iş birliğinin taşıdığı öneme dikkat çekti. Konuşmasına Türkçe ve Kırgızca selamlamayla başlayan Ökem, “Türkiye’nin bu kardeş Kırgızistan’da işi para değil, Türkiye’nin Kırgızistan’daki işi insanlıktır. Bunun sadece bir şartı var, o da eğitimdir.” ifadelerini kullandı.
KTMÜ’nün iki ülke arasındaki ilişkilerde özel bir yere sahip olduğunu belirten Ökem, üniversitenin öğrencileri, akademisyenleri ve mezunlarıyla gurur duyduklarını söyledi. Gençlere “Sizler Türk dünyasının yıldızısınız.” sözleriyle seslenen Ökem, öğrencilere eğitim hayatlarında başarılar dileyerek Türkiye ile Kırgızistan arasındaki bağların gelecek yıllarda da güçleneceğine inandığını ifade etti.
Rektör Hacımüftüoğlu: “Atatürk Üniversitesi ile KTMÜ Arasındaki Akademik İş Birliği Güçlenecek”
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, KTMÜ’nün Kırgızistan ile Türkiye arasındaki kardeşlik bağlarını eğitim, bilim ve kültür alanlarında yaşatan bir kurum olduğunu belirtti. Tanrı Dağları’nın eteklerinde yeni akademik yılın açılışına katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Hacımüftüoğlu, iki üniversite arasındaki akademik ilişkilerin ortak tarih ve kültürden beslenen güçlü bir gönül bağına dayandığını ifade etti.
“Manas Üniversitesi, bir eğitim kurumu olmasının yanı sıra Kırgız ve Türk halklarının aynı kökten, aynı gönülden geldiğinin en somut ispatıdır.” diyen Hacımüftüoğlu, üniversitenin Manas Ata ve Korkut Ata’nın birleştirici ruhunu yaşattığını, Cengiz Aytmatov’un kültürel mirasını gelecek kuşaklarla buluşturduğunu söyledi.
Atatürk Üniversitesinin KTMÜ’nün kuruluşundan bu yana iki ülke arasındaki kardeşlik köprüsüne katkı sunduğunu belirten Hacımüftüoğlu, mevcut akademik iş birliğini geliştirmeye yönelik desteğin sürdürüleceğini kaydetti. Atatürk Üniversitesinin sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarına da değinen Hacımüftüoğlu, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesinde hazırlanan 2026 Sustainability Impact Rankings sonuçlarını paylaştı. Üniversitenin 17 sürdürülebilirlik alanından üçünde dünyada ilk 10’a girdiğini, dokuz alanda ise Türkiye birincisi olduğunu aktardı.
Manas’ın Dans Toplulukları ve Türk Dünyası Orkestrası Açılış Coşkusunu Sahneye Taşıdı
Açılış programının kültür ve sanat bölümünde “Manastın Kızları” ve Erkek Dans Grubu, sahne gösterileriyle katılımcılarla buluştu. Dans topluluklarının performanslarının ardından sahne alan “Türk Dünyası” Orkestrası, seslendirdiği eserlerle yeni akademik yılın açılışına müzikal bir zenginlik kattı. Üniversitenin kültür ve sanat birikimini yansıtan gösteriler, öğrencileri, akademisyenleri ve konukları ortak bir kutlama atmosferinde bir araya getirdi.
Arslanbek Sultanbekov Konseriyle Akademik Yıl Açılışına Coşku Kattı
Türk dünyasının ünlü ses sanatçısı, besteci ve akını Arslanbek Sultanbekov, KTMÜ’nün 2026–2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde verdiği konserle izleyenleri coşturdu. Seslendirdiği eserlerle öğrencileri, akademisyenleri ve konukları müziğin ortak dilinde buluşturan sanatçı, açılış programına renk kattı.
“Dombıra” eseriyle geniş kitlelerce tanınan Nogay sanatçı Sultanbekov’un konseri, Türk dünyasının müzik mirasını KTMÜ sahnesine taşıdı. Yeni akademik yılın heyecanına ortak olan katılımcılar, konser boyunca müzik dolu anlar yaşadı.
Yeni akademik yıl coşkusu açık hava konserleri ile devam etti
Açılış programının ikinci bölümü, üniversitenin açık hava spor alanında düzenlenen etkinliklerle devam etti. Öğrenciler, akademik ve idari personel ile konuklar, konserler ve hediye çekilişleriyle yeni akademik yılın heyecanını birlikte yaşadı.
“Dastan” komuzcular grubunun performansıyla başlayan programda, ardından Kırgızistan’ın sevilen müzik topluluklarından “Biz” Grubu sahne aldı. Komuzun geleneksel ezgilerini canlı müzikle buluşturan program, katılımcılara keyifli anlar yaşattı.
Öğrencilere çeşitli hediyelerin takdim edildiği etkinlikte hediye çekilişleri de düzenlendi. Canlı müzik performanslarıyla süren açık hava programı, üniversite topluluğunu yeni akademik yılın başlangıcında ortak bir kutlamada buluşturdu.
