CANLI VERİ
Piyasalar

Akademisyenlerden kapsamlı mikroorganizma çalışması

Tunceli'nin Ovacık ilçesinde akademisyenler, insan, hayvan, su ve toprak örneklerinde "Blastocystis" mikroorganizmasının genetik özelliklerini inceleyerek bulaş yolları ve çevresel yayılımına ilişkin veriler elde etmeye çalışıyor.

Manşet Merkezi
Manşet Merkezi
3 dk okuma 0 okunma
Okuma görünümü

Ovacık, doğal alanları, akarsuları ve ekosistemiyle son yıllarda farklı bilim dallarından araştırmacıların ilgisini çekiyor.

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat Matur da yıllardır ilçede özellikle kemirgenler üzerine çalışmalar yapıyor.

Matur'un yürütücülüğünü yaptığı, TÜBİTAK'ın 2515 COST Programı kapsamında desteklenen ve COST Action CA21105 (OneHealthBlastocystis) işbirliğiyle gerçekleştirilen "Tunceli Ovacık İlçesinde Blastocystis'in Çevresel Yayılımının Tek Sağlık Yaklaşımıyla Araştırılması Projesi" kapsamında da ilçede saha çalışması yürütülüyor.

Matur ile Dokuz Eylül Üniversitesinden Prof. Dr. Mehmet Ali Öktem, Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Funda Doğruman Al, Ankara Üniversitesinden Prof. Dr. Emre Keskin ve Bakırçay Üniversitesinden Doç. Dr. Uğur Eliiyi, proje kapsamında ortak çalışma gerçekleştiriyor.

Çalışmaya Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü, Ovacık Devlet Hastanesi Başhekimliği ve Ovacık Aile Sağlığı Merkezi de destek veriyor.

Saha çalışmalarında Dokuz Eylül Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Yağmur Gürsoy da görev yapıyor.

Araştırmada akademisyenler ilçenin farklı noktalarında arazi çalışmaları yaparak, insan, hayvan, toprak ve su kaynaklarından numuneler alıyor.

Bu örnekler üzerinden akademisyenler, canlıların bağırsaklarında bulunabilen Blastocystis mikroorganizmasının suda, toprakta, hayvanlarda ve insanlarda genetik olarak birbirleriyle ilişkili olup olmadığını ve bulaşma durumunu araştırıyor.

Projede insan ve hayvan sağlığı ile çevre arasındaki bağlantıların birlikte değerlendirilmesini esas alan "Tek Sağlık" yaklaşımı kullanılıyor.

– "Ovacık örnek bir yer ve açık hava laboratuvarı gibi"

Ferhat Matur, 2002'den beri Türkiye'deki kemirgenlerin taksonomisi ve evrimleşme süreciyle ilgili araştırmalar yaptığını söyledi.

Özellikle kör farelere yoğunlaştığını dile getiren Matur, son 10 yıldır küçük memelilerin koruma statülerinin belirlenmesi ve bunlar için tedbirler alınması için çalışma yürüttüğünü belirtti.

Tunceli'nin Ovacık ilçesinin dağ ve ormanlarla çevrili kapalı bir ekosisteme sahip olduğunu anlatan Matur, "Bu haliyle birçok canlının popülasyon seviyesinde çalışılması için Ovacık örnek bir yer ve açık hava laboratuvarı gibi. Tek Sağlık yaklaşımı çalışması açısından da yine önemli bir alan ve bu yüzden Ovacık'ı seçtik." dedi.

Matur, ilçede sanayi ve tarım uygulamalarından kaynaklı kirliliğin sıfıra yakın olduğunu dile getirerek, "Görece temiz bir alan bize neyi sağlayacak? TÜBİTAK projemizin konusu olan Blastocystis canlısının bulaş dinamiklerinin anlaşılmasına katkı sağlayacaktır çünkü diğer etmenlerin hepsi burada neredeyse sıfırlanmış." ifadelerini kullandı.

– Kemirgenler araştırmanın önemli gruplarından biri

Blastocystis'in insan, çevre ve diğer hayvanlarda bulunabilen tek hücreli bir mikroorganizma olduğuna değinen Matur, şöyle konuştu:

"Bulaş dinamiği ve yollarının kesin olarak bilinmemesi bu canlıyı çalışmak için seçmemizde önemli bir etmendir çünkü çalışma alanım olan kemirgenler de bu canlının bulaşmasına sebep olan önemli bir gruptur. Hal böyle olunca böyle bir bilinmezliğin olduğu yerde Ovacık gibi kapalı bir ekosistemde çalışma bilim dünyasına sunulacak önemli bilgilerin elde edilmesini sağlayacaktır. Bu canlıların sebep olduğu bir hastalık var mı yok mu konusunda yine bir bilinmezlik var. Bazı bilim insanları Blastocystis'i parazit olarak tanımlarken, bazıları da bizimle birlikte yaşayan organizmalar olarak değerlendiriyor ancak yine son yıllarda yapılan çalışmalarda bununla ilgili kesin bir yargıya varılamamıştır. Yine literatürde karşımıza çıkan bazı hasta kişilerde karın ağrısı, karın şişliği ve ishal gibi vakalara sebep olduğu gözlemlenmiştir."

Sigaradan sonraki tehlike! Akciğer kanserini tetikleyen iki büyük etken

Matur, projenin gerçek anlamda Blastocystis ile mücadele edilmesi gereken bir canlı grubu olup olmadığını ortaya koyacağına dikkati çekti.

– Hastalıklarla ilişkisi henüz netlik kazanmadı

Blastocystis'in tam olarak neler yaptığını bilmediklerini ifade eden Matur, şunları kaydetti:

"Yine başka bir bilinmeyeni ise nasıl bulaştığıdır. Daha önce ülkemizde kemirgenlerle yapılmış bir çalışma bulunmamakla birlikte yurt dışında yapılan kemirgen çalışmaları ya da diğer çiftlik hayvanları, yabani hayvanlarla yapılan çalışmalarda tek bir canlı grubu incelenmiş ve iç ya da dış göçe açık geniş bir alan kullanıldığından bulaş dinamikleri tam olarak anlaşılamamıştır. Bu halen büyük bir eksikliktir. Dolayısıyla yine Ovacık'ı seçmemizin sebebi olan kapalı ekosistem ve kirleticilerin azlığı bulaş dinamiğini anlamamızı sağlayacak, değerli bilgiler sunacaktır ayrıca sadece canlılarda değil, toprak ve suda da bulunabilmektedir. Ne gibi hastalıklara sebep olduğunu bilmemekle birlikte çevreden ve hayvanlardan bize bulaşan başka bir canlı olduğu için tehlikelerinin ortaya çıkarılması gerekmektedir."

Matur, projeden elde edecekleri verilerle risk haritaları ve simülasyonlar oluşturacaklarını aktardı.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Haberi paylaş X Facebook WhatsApp
Manşet Merkezi
HABERİ HAZIRLAYAN

Manşet Merkezi

Tüm haberleri →

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz.