CANLI VERİ
Piyasalar

9 gün sonra gelen kurtuluş. Çamurlu su içerek dokuz gün dayandı, kurtarıldığında eşini tanıyamadı

Nepal’deki sel felaketinde bir tünelde mahsur kalan iki işçi, dokuz gün sonra sağ çıkarıldı. Zifiri karanlıkta çamurlu su içerek hayatta kalan Kabir hastanede gözlerini açtığında eşini tanıyamadı.

Manşet Merkezi
Manşet Merkezi
4 dk okuma 0 okunma
Okuma görünümü

Nepal’deki sel felaketinde bir tünelde mahsur kalan iki işçi, dokuz gün sonra sağ çıkarıldı. Zifiri karanlıkta çamurlu su içerek hayatta kalan Kabir hastanede gözlerini açtığında eşini tanıyamadı.

Kabir Maharjan, çamurlu suyun içinde, karanlık bir tünelde bazen bilincini kaybedip yeniden kendine gelerek dokuz gün geçirdi. Kurtarılıp hastaneye kaldırıldığında karşısındaki eşini tanımadı. Nerede olduğunu sordu, ardından neden kendisine daha önce bir yatak vermediğini anlamaya çalıştı.

Maharjan ve mekanik işlerden sorumlu ustabaşı Sanjay Sah, Nepal’in Trishuli Vadisi’nde 26 Ağustos’ta yaşanan felakette bir hidroelektrik santralinin tünelinde mahsur kalmıştı. İki işçinin hayatta kalmasını, suların tamamen dolduramadığı bir bölümde kalan hava boşluğu sağladı.

Nepal ve komşu Tibet’te 1300’den fazla kişinin öldüğü, binlerce kişinin kaybolduğu felaketten sağ çıkmaları, diğer tünellerde arama yapan ekiplere de umut verdi. Pazartesi günü itibarıyla 121 işçinin hala tünellerde mahsur olduğuna inanılıyordu.

Reuters, iki işçinin hayatta kalma ve kurtarılma öyküsünü yakınları, mühendisler, yetkililer ve kurtarma görevlileriyle yaptığı görüşmelerin yanı sıra teknik belgeler ve operasyon sırasında yapılan yazışmaları inceleyerek derledi.

SON TELEFON: ”İÇERİDE ŞEBEKE OLMAYACAK”

Maharjan, felaket sabahı saat 07.30’da Yukarı Trishuli 3A Hidroelektrik Santrali’ndeki vardiyasına başlamadan önce eşini aradı.

SON TELEFON: ''İÇERİDE ŞEBEKE OLMAYACAK'' 1

“Tünele girmem gerekiyor. İçeride şebeke olmayacak.” dedi.

Yaklaşık bir saat sonra, nehrin yaklaşık 40 kilometre yukarısındaki Langtang Lirung Dağı’nda bir buzul çöktü. Devasa heyelanın oluşturduğu su ve çamur dalgası köyleri yerle bir etti, yaklaşık 900 işçinin bulunduğu 12 hidroelektrik projesini sular altında bıraktı.

Başkent Katmandu’da santrallerin elektrik üretimini ekranlardan izleyen yetkililer, tesislerin kontrol panellerinden birer birer kaybolduğunu gördü.

Kurtarma çalışmalarında görev alan mühendis Suraj Dahal, Nepal’de seller sık yaşandığı için başlangıçta büyük bir tehlike olduğunu düşünmediklerini söyledi. Ancak kısa sürede durumun ciddiyeti anlaşıldı.

Saat 09.15’te, Maharjan’ın eşinin kendisine ulaşmaya çalışıp başaramamasından iki dakika sonra, santrale son talimat verildi: “Tahliye edin!”

Kontrol odasında çalışan Sah, katlar arasında koşarak arkadaşlarını tek tek uyardı. Dışarı çıkabilen bazı işçiler ise selden kaçacak kadar hızlı değildi. Yetkililerin işaret ettiği görüntülerde, yaklaşık 30 kişilik bir grubun boylarını kat kat aşan dalgayla sürüklendiği görülüyordu.

Dahal’a göre, ekiplerin daha sonra tespit ettiği bir kaçış merdiveni, işçiler yerini bilseydi içeridekilerin üçte ikisini kurtarabilirdi.

9 gün sonra gelen kurtuluş. Çamurlu su içerek dokuz gün dayandı, kurtarıldığında eşini tanıyamadı 2

Ancak işçiler nereye gideceklerini bilmiyordu.

Maharjan ve Sah, yukarı doğru eğimli olduğu için sel sularına daha az maruz kalan bir kablo tüneline sığındı. Çıkıştan yalnızca 160 metre uzaktaydılar. Maharjan’ın daha sonra eşine anlatacağı gibi, “tünelin kenarında, bir köşede” beklediler.

Hayatlarını kurtaran hava boşluğu, sonraki dokuz gün boyunca iki işçinin mahsur kaldığı yer oldu.

Sah, cesaretini korumak için Hindu duaları okuduğunu anlattı. Maharjan ise eşinin aktardığına göre, içinde uyuduğu çamurlu sudan yudumlayarak hayatta kaldı.

Eşi Hira Shova Maharjan, ilk başta santralin güvenli olduğunu düşünmüştü. Kocasını, iş arkadaşlarını ve bilgi alabileceği herkesi aradı ancak kimseye ulaşamadı.

Yetkililer, santral girişinin bulunduğu yerin artık çıplak bir nehir kıyısına dönüştüğünü gösteren fotoğrafları paylaştığında umudunu kaybetmeye başladı.

9 gün sonra gelen kurtuluş. Çamurlu su içerek dokuz gün dayandı, kurtarıldığında eşini tanıyamadı 3

“Hayatta olması mümkün değil.” diye düşündüğünü anlatan Hira Shova, yine de 15 ve 10 yaşındaki oğullarının karşısında güçlü görünmeye çalıştı.

Kurtarma ekipleri, santralin çok katlı yapısında hava boşlukları kalmış olabileceğini düşünüyordu. Ancak bölgeye iş makinelerini sokmak bile güçtü. Suya doymuş zemine bırakılan her şey batıyordu.

Önce makinelerin çalışabileceği sağlam bir platform oluşturuldu. Kapsamlı kazı çalışmaları ancak felaketten üç gün sonra başlayabildi.

Santrale erişim sağlayan dört tünelin tamamı çamur, kaya, ahşap ve enkazla kapanmıştı. Bazı bölümlerin üzerinde 15 ila 30 metre kalınlığında heyelan malzemesi bulunuyordu.

Ekipler sondaj, kontrollü patlatma ve ağır iş makineleriyle ilerlemeye çalıştı. Ancak şiddetli yağışlar, açılan bölümleri yeniden su ve enkazla doldurarak saatlerce süren emeği dakikalar içinde boşa çıkardı.

Tünelin gömülü girişine ulaşmak yaklaşık altı gün sürdü. Kurtarma görevlileri içeridekilere seslendiğinde yanıt alamadı.

İşçilerin bulunmasından önceki gece ekipler, ilerleyemedikleri çamurla dolu bir bölüme ulaştı. Tünelin üzerindeki doğal bir kanaldan basınçlı su vererek engeli temizlemeyi denediler.

9 gün sonra gelen kurtuluş. Çamurlu su içerek dokuz gün dayandı, kurtarıldığında eşini tanıyamadı 4

Deneme sırasında birkaç dakika içinde 4-5 metrelik alan açıldı. Ancak yeniden başlayan yağmur kısmi çökmeye yol açtı ve bazı kurtarma görevlileri de kısa süreliğine mahsur kaldı. Çalışmalar, geçidin metal levhalar ve tel örgülerle güçlendirilmesinin ardından sürdürüldü.

Onuncu günün sabahı saat 04.00’te ekipler bir ses duydu. Bunun hayatta kalan birinden mi, yoksa kendi seslerinin yankısından mı geldiğini anlayamadılar.

Makinelerin motorlarını tekrar tekrar durdurup dinlediler.

Kurtarma ekibinin başındaki Ganga Baral, “Neredesiniz, orada mısınız?” diye seslendiklerini anlattı.

Ardından ışığın altında bir el gördüler.

Aralarında hâlâ çamurla tıkanmış birkaç metrelik geçit vardı. Saat 07.00’ye doğru askerler küçük bir delik açtı. İçeriden, “Buradayız” anlamına gelen bir ses yükseldi.

9 gün sonra gelen kurtuluş. Çamurlu su içerek dokuz gün dayandı, kurtarıldığında eşini tanıyamadı 5

”ANNE, BABAMIZ GERİ DÖNDÜ”

İki işçi de çıkarıldıklarında ayakta duramıyordu. Yüzü çamurla kaplı Sah, bir kurtarma görevlisinin sırtında taşındı. Kameraya doğru bir elini kaldırabildi. Daha ağır yaralanan Maharjan ise sedyeyle çıkarıldı.

Haberi alan oğulları, “Anne, babamız geri döndü!” diye bağırdı.

Operasyonu dışarıdan yöneten mühendis ve milletvekili Sagar Dhakal, iki işçi ortaya çıktığında gözyaşlarını tutamadığını söyledi.

Ertesi gün de Çin vatandaşı Lu Haitao, başka bir santral olan Yukarı Trishuli-1’in tünelinde sağ bulundu.

Hastaneye kaldırılan Maharjan’ın bacağındaki derin ve enfekte yara ameliyat edildi. Eşi odasına girdiğinde onu tanıyamayan Maharjan, “Neredeyim?” diye sordu.

Hira Shova için önemli olan, eşinin hayatta olmasıydı:

“Ona ikinci bir hayat verildi.”

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Haberi paylaş X Facebook WhatsApp
Manşet Merkezi
HABERİ HAZIRLAYAN

Manşet Merkezi

Tüm haberleri →

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz.