Hizan'ın dağ yamacında kurulu Yenicik köyünde yaşayan kadınların yün mesaisi, sabahın erken saatlerinde yaylaya çıkmalarıyla başlıyor.
Süt sağımının ardından koyunlardan elde edilen sütü kaplara, kırkılan koyunlardan elde edilen yünleri ise çuvallara dolduran kadınlar, ağır yükleri sırtlarında taşıyarak köyün yolunu tutuyor.
Köye getirilen yünler yıkanıp güneşte kurutulduktan sonra çubuklarla dövülerek kabartılıyor, ardından taraktan geçirilerek liflerinden ayrıştırılıyor ve yumuşatılıyor.

Son olarak eğirme aletiyle tek tek ipliğe dönüştürülen yünler, çorap, namazlık, heybe ve halı yapımında kullanılıyor.
Teknolojinin günlük hayatın her alanına girmesine rağmen geleneksel yöntemlerden vazgeçmeyen kadınlar, yünü işleyerek hazırladıkları ürünleri ev ihtiyaçlarının yanı sıra çeyiz hazırlığında da değerlendiriyor.
– "Bu bir kültürdür"
Annesiyle birlikte yünleri ipe dönüştüren Gurbet Demir, AA muhabirine, yayladaki işlerinin sabahın erken saatlerinde başladığını söyledi.

Yünleri köye getirdikten sonra uzun bir işlemden geçirdiklerini belirten Demir, şunları kaydetti:
"Yaylada kırktığımız hayvanların yününü köye getirip yıkıyoruz. Kuruttuktan sonra taraktan geçirdiğimiz yünleri eğirme aracıyla ip yapıyoruz. Yünden çorap, namazlık, heybe, yatak, yastık ve halı yapıyoruz. Her şeyi yünle yapıyoruz. Yolumuz uzak olduğu için yünü getirirken zorlanıyoruz fakat çabalamazsan olmuyor. Yünle yapılan ürünleri günlük yaşamımızda kullanıyoruz. Herkese yün kullanmasını tavsiye ediyorum. Yünle yapılan yorgan, yastık ve döşek daha sağlıklı."
Geleneksel yöntemi gelecek nesillere aktarmak istediklerini anlatan Demir, "Bu yünlerin tamamını ihtiyacımız için kullanıyoruz. Bazen çeyizlere katmak için namazlık yapıyoruz. Gelinlere yatak ve yorgan yapıyoruz. Bu bir kültürdür. Bunu annemden öğrendim, annem de annesinden öğrenmiş. Zor ama bu kültürü kaybetmek istemiyoruz ve yaşatmaya çalışıyoruz." diye konuştu.
Yünü annesinden öğrendiği yöntemle işlediğini ifade eden Fadime Demir de "Zahmetli bir iş. Mesafe uzak olduğundan çocuklarım da zorlanıyor. Yünden ip yapmayı annemden öğrendim. Geleneksel yöntemler kullanıyoruz." dedi.




