Girne açıklarında batan feribot ile ilgili birçok merak edilen soru var. Geminin yapısı ve olayın oluş anını değerlendiren Uzak Yol Kaptanı Can Kıygı, ihmallere dikkat çekti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) Mersin’e hareket ettiği sırada alabora olarak batan gemide kaybolan 20 kişiyi arama çalışmaları sürüyor.
Geminin nasıl ve neden su almaya başladığı, ardından nasıl alabora olduğu ise araştırılıyor.
NTV yayınına katılan Uzak Yol Kaptanı Can Kıygı, geminin geçmişi, sefer sırasındaki ihmaller ve olay sırasında kaydedilen görüntüler üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

40 DAKİKALIK SEFER İÇİN İMAL EDİLMİŞ
Kıygı, geminin 2000 yılında Karayipler’de 40 dakikalık bir seferde kullanılmak için imal edildiğini anlattı.
Kaptan Kıygı, teknede pervane olmadığını bunun yerine su jeti kullanıldığını söyledi.
Filo Jet isimli teknedeki en önemli ayrıntının, yapıldığı malzeme olduğuna işaret eden Kıygı, “Kompozit malzemeden yapılmış bir tekne. Bu bir zamandan sonra kansere yol açabilen, kılcal ve büyük çatlaklara sebep olabilen bir durum.” ifadelerini kullandı.
Girne açıklarında olayın yaşandığı sırada teknenin bir ya da birden fazla bölümünün hasar aldığına işaret eden Kıygı, “Yüzebilirliğini koruyabilme yeteneğinin maalesef olmadığının ve teknenin önce yan yattığını ve çok çabuk battığını gördüm.” diye konuştu.

GÖRÜNTÜLERE YANSIYAN İHMALLER NELER?
Uzak Yol Kaptanı Kıygı, olay yaşandığı sırada yolcular tarafından kaydedilen görüntüler üzerinden de değerlendirmelerde bulundu.
Teknenin zeminden, koltuk aralarından su aldığı görüntülere değinen Kıydı, “Yerel sabitlenmiş tutamaklar var. Oradan su gelmesi bile olayın vahametini gösteriyor.” ifadesini kullandı.
Bu olay yaşanır yaşanmaz geri dönme kararı alınması gerektiğini belirten Kıygı, su alma olayı yaşandığı anda zaten kaptanın bu durumu önündeki ekranlarda gördüğünü anlattı.
GEMİ SU ALMASINA RAĞMEN NEDEN DÖNMEDİ?

Peki gemi bu duruma rağmen neden hızlıca geri dönme kararı almadı?
Kıygı burada bir ihmale işaret etti.
Teknedeki gemicilerin, makine dairesine inip gerekli kontrolü yapıp yapmadıkları noktasında şüpheleri olduğunu söyleyen kıygı, “İnselerdi o suyu göreceklerdi. Ve çatlak varsa zaten yürümeye başlamış.” şeklinde konuştu.
GEMİDE TAHLİYE KAOSU MU YAŞANDI?

Bir diğer nokta ise geminin içinde yaşanan kaos hali.
Kaptanın panik başlamadan yolcuları sakinleştirmek için anons yapması gerektiğini anlatan Kıygı, “Kaptan anons yapıp insanları sakinliğe davet edecekti, ondan sonra da üst güverteye alacaktı.” dedi.
Kıygı’nın işaret ettiği bir diğer önemli nokta ise etrafa devrilip kaçış yollarını kapatan bavullar.
Geminin içinde her şeyin deniz bağı ile bağlanması gerektiğini ifade eden Kıygı, “Burada bavulları deniz bağı ile bağlamamışsınız. İşte o anne feryat ediyor. Kızımı tutmuştum, üzerimize bavul düştü diyor.” dedi.
KURTARMA SALLARI NEDEN AÇILMADI?

Kurtarma sallarının neden açılmadığı ise bir başka tartışma konusu.
“Teknenin battığı taraftaki can salları muhtemelen kendileri serbest kaldılar.” diyen Kıygı, salların kendi kendine açılmasının mümkün olmadığını belirtti.
Salların suya değdiği anda açıldığına ilişkin bir kanı olduğunu söyleyen Kıygı, Can sallarını attığımızda, içerisinde belli miktarda ip var. Suya atıp, ipini çekip, tüpü patlatmazsanız açılmaz.” diye konuştu.
Kıbrıs feribot faciası-
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti-




