CANLI VERİ
Piyasalar

Depremlerin derinliklerdeki etkisi mercek altında

 Elazığ'ın Sivrice ilçesindeki Hazar Gölü'nde bulunan ve halk arasında "batık şehir" olarak bilinen tarihi yerleşim alanına dalış yapan dalgıçlar, bazı yapılarda depremler sonrası oluştuğunu düşündükleri tahribatı görüntüledi.

Manşet Merkezi
Manşet Merkezi
3 dk okuma 0 okunma
Okuma görünümü

Farklı meslek gruplarından 4 dalgıç su altındaki medeniyetlerin izlerine ulaşmak için hazırladıkları "Anadolu'nun Derinlikleri Projesi" kapsamında Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki baraj göllerinde gerçekleştirdikleri dalışlara bir yenisini daha eklediler.

1830'lu yıllardan itibaren su seviyesinin yükselmesi sonucunda kıyısındaki tarihi yerleşim yerlerinin sular altında kaldığı Hazar Gölü'ne dalış yapan dalgıçlar, "batık şehir" olarak bilinen bölgedeki bazı yapılarda yarıklar ve tahribat oluştuğunu tespit etti.

Aynı bölgeye sportif amaçlı 2017 yılında da dalış gerçekleştiren dalgıçlar o dönem tespit etmedikleri tahribatı bu kez su altı kamerasıyla kayıt altına aldı.

Dalgıçlar Hazar Gölü'nün derinliklerinde depremlerin etkisiyle oluştuğunu değerlendirdikleri tahribatı bir rapor halinde ilgili kurumlara sunacak.

– "Yıkılan yerleri kayıt altına alıyoruz"

Ekibin dalış koordinatörü Nizam Kaya, ekip olarak su altındaki yaşamın izlerini görüntülediklerini belirtti.

Kaya, Hazar Gölü'ndeki "batık şehir"e 9 yıl önce de dalış yaptıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

Erzurum'da taksiciler ayaklandı!

"2017'de dalış yaptığımızda burçlarda ve surlarda herhangi bir hasar yoktu. Şimdi ise burçlarda ve kemerlerde hasar olduğunu, hatta kemerlerin yıkıldığını gördük. Bu yıkıntının, 6 Şubat depremleri ve Elazığ'daki depremlerde oluştuğunu düşünüyoruz. Çünkü tektonik bir göl olduğu için bütün depremlerden etkileniyor. Oluşan çatlakları, yıkılan yerleri kayıt altına alıyoruz."

Kaya, sadece tarihi yapılara yönelik değil bilimsel amaçlı da dalış yaptıklarını, uzun mesafe katedip suyun derinliklerine ulaştıklarını anlatarak, hazırladıkları raporları yetkililere sunduklarını belirtti.

– "Sur yapılarının yer yer bozulduğunu ve kırıldığını tespit ettik"

Ekibin güvenlik ve keşif sorumlusu Faruk Gül de Hazar Gölü'nde su altı görüntüleme ve belgeleme çalışmaları yaptıklarını söyledi.

Gül, "Türkiye'nin Atlantisi olan Hazar Gölü'nde çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Surlarda, kemerlerde, burçlarda ve gözetleme kulelerinin bulunduğu yerlerde ciddi tahribat olduğunu, surlarda yer yer 2 metre civarında ayrılmalar bulunduğunu, sur yapılarının yer yer bozulduğunu ve kırıldığını tespit ettik. Bunları görüntüledik ve kayıt altına aldık." diye konuştu.

Su altındaki tarihi gün yüzüne çıkarmak için çalıştıklarını belirten Gül, şunları söyledi:

"Bu bölgede 2017'de çalışmalar yaptığımızda burçlar, surlar ve dip yapılar çok sağlamdı. Herhangi bir kırılma, dökülme söz konusu değildi. 'Batık Şehir' projesinde yaptığımız dalışlarda bu derece bir tahribat beklemiyorduk. O derin yarıkları, çatlakları gördük. Burçların, kemerlerin yıkıldığını gördüğümüzde çok şaşırdık. Bunları bir an önce belgeleyip gelecek nesillere aktarmak istiyoruz çünkü her geçen depremde tarih daha da yok oluyor."

Coğrafi işaretli balda hasat vakti

Ekibin dalış amiri İdris Çakmak da depremin su altındaki surlara da ciddi zarar verdiğini gördüklerini, bu tespitleri görüntülerle ve hazırlayacakları raporla belgeleyeceklerini söyledi.

– "Sarsıntılar, bu yarıkların ve yıkıntıların sebebi olarak değerlendirilebilir"

Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Hazar Gölü'nün tektonik yapısına ve bölgedeki fay hareketlerine dikkati çekti.

Hazar Gölü'nün Doğu Anadolu Fay Zonu'nun Palu segmenti boyunca uzandığını belirten Aksoy, gölün güneyinde bulunan batık şehirin de fayın aktivitesiyle bağlantılı olarak geçmişte sular altında kaldığını ifade etti. Aksoy, şöyle konuştu:

"24 Ocak 2020'de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki deprem ile aynı yılın aralık ayında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem ve 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin sarsıntıları, bu yarıkların ve surlardaki yıkıntıların sebebi olarak değerlendirilebilir. Dalgıçların gözlemlediği yarıklar ve yıkıntılar, depremler sırasında oluşan sarsıntılarla bağlantılı.

24 Ocak 2020'de meydana gelen depremde Hazar Gölü kenarında, 'yanal yayılma' olarak isimlendirdiğimiz zeminde yarılmalar olmuştu, bunlar gözlemlendi. Benzer durumun su altında da olduğunu anlıyoruz. Bu çekimlerde ortaya konan yarılmalar bu görüşü destekliyor."

Gölün güneyine doğru gidildiğinde birden derinleştiğini, bu eğim farkının da yanal yayılmaları tetiklediğini belirten Aksoy, yarılmaların ve yıkılmaların oluşumunda hem deprem dalgalarının yer kabuğunda ilerlemesi sırasında oluşan sarsıntıların hem de yanal yayılmaların etkisi olduğunu sözlerine ekledi.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Haberi paylaş X Facebook WhatsApp
Manşet Merkezi
HABERİ HAZIRLAYAN

Manşet Merkezi

Tüm haberleri →

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz.