İstanbul’un simge mekanlarından Çiçek Pasajı’nın ön cephesine açılan dondurmacının tabela ve afişleri tartışma konusu oldu.
İstiklal Caddesi’nin simge yapılarından tarihi Çiçek Pasajı, girişine yerleştirilen renkli tabela ve afişlerle gündemde.
Tarihi yapının girişinde bulunan dondurmacı ve büfenin kullandığı renkli afiş ve panolar sosyla medyada tartışma konusu oldu.

İki işletmenin renkli afişlerinin tarihi yapının ön cephesini kapattığı görüldü.
Eleştirilere neden olan durum, yalnızca afişlerle sınırlı değil.
İşletmelerin vitrin kısmında yer alan bazı dolapların, bina dışına kadar taştığı ve tarihi yapıya zarar veren bir görüntü oluşturduğu belirtildi.

“İSTİKLAL CADDESİ’NE UYGUN DEĞİL”
Vural Bıyık ise bu durumun yalnızca Çiçek Pasajı’nda değil cadde üzerindeki diğer tarihi yapılarda da geçerli olduğunu anlattı.
“KORUMA YALNIZCA BİNAYI YIKILMAKTAN KORUMAK DEĞİL”

Tarihçi İlknur Bektaş, tarihi yapılarda ürün fotoğraflarının cepheyi kuşatmasına izin verilemeyeceğini söyledi.
“Tabelalar kaldırılmalıdır. Aynı zamanda vitrinlerin daha sadeleşmesi gerekir.” diyen Bektaş, “Sütunlar kabartmalar taş oymalar cephenin bütünüyle görünür ana unsurlarını kapatmaması gerekir kural olarak. Bizim derdimiz korumak ve bütüncül olarak gelecek nesillere aktarmak. Biz şehrimizin nesiller boyunca konuşulmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Binanın estetiğine uygun bir anlayış benimsenmeli.” diyen Bektaş şöyle devam etti:

ÇİÇEKÇİLERİN TOPLANMA MERKEZİYDİ
İstiklal Caddesi’nin simge yapılarından tarihi Çiçek Pasajı 1876 yılında inşaa edildi.
Beyoğlu’ndaki çiçekçilerin toplandığı pasaj bir süre sonra Çiçek Pasajı olarak anılmaya başladı.

1950’lerin sonunda tamamen meyhane kimliğine bürünen pasaj Beyoğlu’nun en süslü binası olarak bilinirdi.
Üç katlı taş binanın ön yüzünde gösterişli bir cephe mimarisi yer alırken, süslemeler ve mimarideki hareketli düzenlemenin dikkat çektiği bina, 19. yüzyıl seçmeciliğinin tipik örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
Çiçek Pasajı Türk edebiyatının önemli isimlerinden Yahya Kemal, Faruk Nafiz Çamlıbel, Ercüment Ekrem Talu, Eşref Şefik, Edip Cansever, Tarık Buğra ve Sait Faik’in sık sık uğradığı mekanlardan biri olarak biliniyor.




