CANLI VERİ
Piyasalar

Erzurum’un tarihe ses veren ekibi! Mesai biter, Mehter başlar

Dünyanın en eski askeri bandosu olarak kabul edilen mehter geleneği, Erzurum'da belediye personelinden oluşan 25 kişilik ekiple yaşatılıyor. Kimisi konservatuvar eğitimi almış ‘mektepli’, kimisi yılların tecrübesiyle yetişmiş ‘alaylı’ olan ekip, gündüz belediyedeki görevlerini yerine getirirken akşamları mehter kıyafetlerini giyerek milli ruhu marşlarla…

Manşet Merkezi
Manşet Merkezi
5 dk okuma 1 okunma
Okuma görünümü

Dünyanın en eski askeri bandosu olarak kabul edilen mehter geleneği, Erzurum’da belediye personelinden oluşan 25 kişilik ekiple yaşatılıyor. Kimisi konservatuvar eğitimi almış ‘mektepli’, kimisi yılların tecrübesiyle yetişmiş ‘alaylı’ olan ekip, gündüz belediyedeki görevlerini yerine getirirken akşamları mehter kıyafetlerini giyerek milli ruhu marşlarla yaşatıyor.

Dünyanın en eski askeri bandosu olarak kabul edilen mehter, yalnızca bir müzik topluluğu değil, Türk tarihinin ve askeri geleneğinin en önemli simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Asırlar boyunca savaş meydanlarında askerlerin moralini yükselten, düşman üzerinde ise psikolojik baskı oluşturan mehter, güçlü ritmi ve coşkulu marşlarıyla orduların vazgeçilmez unsurlarından biri oldu. Mehter marşları savaş öncesinde askere cesaret verirken, aynı zamanda devletin kudretini ve milletin birlik ruhunu simgeledi. Günümüzde ise tarihi kimliğini koruyarak milli duyguları canlı tutan en önemli kültürel miraslardan biri olmayı sürdürüyor.

Mehterin kökeni Orta Asya Türk devletlerine kadar uzansa da, ilk teşkilatlı yapısının Anadolu Selçuklu Devleti döneminde kurulduğu kabul ediliyor. Rivayete göre Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından Osman Gazi’ye tuğ, davul ve sancak gönderilmesiyle mehter geleneğinin temelleri atıldı. Osmanlı Devleti döneminde ise mehter, dünyanın ilk düzenli askeri bandosu olarak gelişti ve devlet teşkilatının ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Bugün Türkiye’nin birçok ilinde mehteran takımı faaliyet gösterirken, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı, Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki belediyeler bünyesinde faaliyet gösteren tek mehter takımı olma özelliğini taşıyor.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı, 2013 yılında Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen tarafından kuruldu. Tamamı belediye personelinden oluşan 25 kişilik ekipte görev yapanların her biri aynı zamanda ESMEK (Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları), bilgi evleri, kütüphaneler ve belediyenin farklı birimlerinde çalışıyor. Gündüz mesailerini tamamlayan ekip üyeleri, akşamları ya da resmi törenler, kutlamalar ve özel organizasyonlarda mehter kıyafetlerini giyerek tarihî mirası yaşatmak için sahneye çıkıyor.

Yurt içinde çok sayıda konser ve gösteriye imza atan ekip, Türkiye’yi yurt dışında da temsil ediyor. Mehteran Takımı, 2024 yılında düzenlenen Türk Günleri kapsamında Kuveyt’e giderek konser verdi ve Osmanlı askerî müziğini uluslararası platformda tanıttı.

Mektepliler ve alaylılar aynı safta

Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı’nın en dikkat çekici yönlerinden biri ise farklı eğitim geçmişine sahip kişileri aynı çatı altında buluşturması. Takımda konservatuvar eğitimi almış “mektepli” sanatçılar da bulunuyor, hiçbir akademik eğitim almadan yıllar içerisinde ustalarından öğrenerek yetişmiş “alaylı” sanatçılar da. Müziğe yatkınlığı olan, kulağı ezgilere aşina kişiler zamanla mehter kültürünün içinde yetişiyor. Kimileri üniversitelerin konservatuvar bölümlerinden mezun olurken, kimileri ise usta-çırak ilişkisiyle yıllar içinde kendisini geliştirerek aynı sahneyi paylaşıyor.

Mehterin düzeni yüzyıllardır değişmedi

Mehter takımı belirli bir hiyerarşi ve düzen içerisinde görev yapıyor. Takımın en üst yöneticisi olan Mehterbaşı, gösterinin ve müzik icrasının tamamını yönetiyor. Çorbacıbaşı ise bölük komutanı olarak yürüyüşün en önünde yer alıyor. Takımın merkezinde bulunan sancaktarlar; ortada ak (beyaz), sağda kırmızı ve solda yeşil olmak üzere Osmanlı sancaklarını taşıyor. Onlara eşlik eden tuğcular ise ucunda at kılı püskülleri bulunan ve gücü ile bağımsızlığı simgeleyen tuğları taşıyarak mehter düzeninin önemli unsurlarından birini oluşturuyor.

Mehter takımının ikinci bölümünü ise çalgıcılar meydana getiriyor. Ellerindeki zilli asaları yani çevgenleri sallayarak ritme eşlik eden cevganlar aynı zamanda marşları koro halinde seslendiriyor. Mehter müziğinin ana melodisini zurnazenler zurna ile oluştururken, boruzenler nefir adı verilen boruyu üflüyor. Ritmi güçlendiren nakkarezenler birbirine bağlı iki küçük davuldan oluşan nakkareyi çalıyor. Zilzenler pirinçten yapılan zilleri birbirine vurarak ahengi desteklerken, davulzenler mehterin temel ritmini oluşturuyor. Takımın en arkasında yer alan köszenler ise genellikle at veya deve üzerinde taşınan büyük kös davulunu çalarak mehter müziğine görkemli ve güçlü bir final ritmi kazandırıyor.

Yaklaşık 20 marş seslendiriliyor

Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı’nın repertuvarında yaklaşık 20 mehter marşı bulunuyor. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan klasik mehter eserleri ile kahramanlık ve zafer temalı marşların yer aldığı repertuvarda en çok Ceddin Deden Marşı seslendiriliyor.

Bunun yanı sıra Genç Osman Marşı, Hücum Marşı, Osman Paşa (Plevne) Marşı, Eski Ordu Marşı, Sancak Marşı, Ordunun Duası, Gafil Ne Bilir, Rahimoğlu Marşı ve Fetih Marşı da mehter repertuvarının vazgeçilmez eserleri arasında bulunuyor. Programlarda zaman zaman peşrevler ve yürüyüş havaları da icra edilerek mehter geleneğinin zengin müzik kültürü yaşatılıyor. Seslendirilen marşlar; vatan sevgisi, cesaret, birlik, kahramanlık ve milli mücadele ruhunu yansıtırken izleyicilere tarihî bir atmosfer sunuyor.

Ancak bu ekibi farklı kılan yalnızca seslendirdikleri marşlar değil. Gündüz farklı görevlerde çalışan ekip üyeleri, akşam olduğunda aynı üniforma altında buluşarak tarihi mirası yaşatmaları.

Merkez sorumlusu, akşam boruzen oluyor

Nurettin Topçu Bilgi Evi’nde merkez sorumlusu olarak görev yapan Bilal Demirci, 2017 yılından bu yana mehteran takımında trompet çalgıcısı yani eski adıyla boruzen olarak görev yapıyor. Hacettepe Üniversitesi Konservatuvarı mezunu olan Demirci, takımın mektepli üyeleri arasında yer alıyor.

Bir program öncesinde günlerinin yoğun geçtiğini anlatan Demirci, hazırlıklara birkaç gün önceden başladıklarını belirterek, “İlk olarak çalacağımız eserleri belirliyoruz ve prova yapmaya başlıyoruz. Mahallebaşı’nda yer alan Prof. Dr. Mümtaz Turhan Eğitim Merkezi’nde çalıştıktan sonra kıyafetlerimizi giyerek programın yapılacağı alana gidiyoruz. Repertuvarımıza eklediğimiz yeni eserleri yaklaşık bir haftada çalışarak öğreniyoruz. Takımdaki tüm arkadaşların belediyede farklı görevleri olduğu için programa çıkacak kişilerin koordinasyonunu yapıyoruz. Program günü işi olan arkadaşımızın yerine diğer arkadaşlarımız görev alıyor.” dedi.

Mehter kıyafetini giydiği anda bambaşka bir ruh haline büründüğünü dile getiren Demirci, “Gösteri öncesinde kıyafetlerimizi giydiğimizde ister istemez eski zamanların havasına giriyorsunuz. Çaldığımız enstrümanların da kıyafetlerin de ayrı bir anlamı var. Günlük kıyafetlerimi çıkarıp mehter kıyafetini giydiğimde farklı bir ruha büründüğümü hissediyorum. Sanatçı kişiliğimle sahneye çıkıyorum. Gündüz yaptığım işi geride bırakıp mehter olarak görevimi yerine getiriyorum.” diye konuştu.

Halk oyunlarından mehtere uzanan yol

Habip Baba Kütüphanesi’nde görev yapan Yusuf Macit ise lise yıllarından bu yana halk oyunları oynadığını belirterek, müziğe ve halk oyunlarına olan ilgisinin kendisini mehterle buluşturduğunu söyledi.

Takımın alaylı üyelerinden biri olduğunu ifade eden Macit, “Zurnazenim ve aynı zamanda takımda solistlik yapıyorum. İlk başladığımda herhangi bir eğitimim yoktu. Diğer arkadaşlarımdan duyduklarım ve öğrendiklerimle bu işi öğrendim.” ifadelerini kullandı.

Önce alaylıydı, sonra mektepli oldu

Takımın zurnazenlerinden Sezer Kurt ise hikâyesinin biraz farklı olduğunu anlattı.

Atatürk Üniversitesi Konservatuvar Bölümü’nden mezun olan Kurt, “İlk olarak takımda nota bilgim olmadan çevremdeki arkadaşlarımdan duyduklarımla çalmaya başlamıştım. Yıllar sonra ise bu işin eğitimini aldım. Böylece hem alaylı hem mektepli oldum. Zurna ile tanışmam çok eskilere dayanıyor. Babam da zurna çalıyordu. Hem ondan öğrendiklerim hem de aldığım eğitimle kendimi geliştirmeye çalıştım.” dedi.

Koordinatör, aynı zamanda nakkarezen

ESMEK Prof. Dr. Mümtaz Turhan Eğitim Merkezi’nde koordinatör olarak görev yapan Furkan Keleş ise mehter takımında nakkare çalıyor.

Gündüz belediyedeki görevini yerine getiren Furkan, akşam ise mehteran takımında ritmi tutuyor. Bunun yanı sıra uzun yıllardır halk oyunlarında Erzurum Barı’nı da icra ettiğini belirten Furkan, belediyedeki göreviyle kültürel çalışmalarını birlikte sürdürdüğünü ifade etti.

Konservatuvar mezunlarıyla alaylı sanatçıları aynı safta buluşturan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı, gündüz belediye hizmetlerinde görev yapan, akşam ise tarihin sesini bugüne taşıyan üyeleriyle, asırlardır süregelen mehter geleneğini yaşatmaya devam ediyor.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Haberi paylaş X Facebook WhatsApp
Manşet Merkezi
HABERİ HAZIRLAYAN

Manşet Merkezi

Tüm haberleri →

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz.